Evrendeki en şiddetli yüksek enerjili olayları, yani gama ışını patlamalarını gözlemleyen teleskopun, kara deliklerin doğuşu ve nötron yıldızlarının çarpışması gibi olayları incelemek için kritik bir konumda olan 185 mil (yaklaşık 298 kilometre) altına düşme riskiyle karşı karşıya kaldığı bildirildi. NASA’nın tahminlerine göre, Swift isimli teleskopun ekim ayında atmosfere girebileceği ve parçalanabileceği uyarısında bulunuldu. Güneş fırtınalarının…
Evrendeki en şiddetli yüksek enerjili olayları, yani gama ışını patlamalarını gözlemleyen teleskopun, kara deliklerin doğuşu ve nötron yıldızlarının çarpışması gibi olayları incelemek için kritik bir konumda olan 185 mil (yaklaşık 298 kilometre) altına düşme riskiyle karşı karşıya kaldığı bildirildi. NASA’nın tahminlerine göre, Swift isimli teleskopun ekim ayında atmosfere girebileceği ve parçalanabileceği uyarısında bulunuldu.
Güneş fırtınalarının teleskobun yörüngesindeki alçalma sürecini hızlandırdığı belirtildi. Swift, alçak Dünya yörüngesindeki diğer uydular gibi atmosferik sürtünme nedeniyle yavaş yavaş alçalıyordu. Ancak Güneş’in 11 yıllık döngüsünün en aktif zamanı olan “solar maksimum” döneminde yaşanan güneş fırtınaları, atmosferde genişlemeye neden olarak hava yoğunluğunu artırdı ve bu da teleskobun sürtünmeye daha fazla maruz kalmasına ve dolayısıyla irtifa kaybına yol açtı.
Bu durumu düzeltmek amacıyla NASA, Arizona merkezli Katalyst Space Technologies firmasıyla 30 milyon dolarlık bir sözleşme imzaladı. “LINK” adı verilen 270 kilogram ağırlığındaki robotik uzay aracı, Northrop Grumman’ın “Stargazer” uçağı ve “Pegasus XL” roketiyle uzaya gönderilecek. Uçaktan fırlatılacak roket sayesinde Swift teleskobu ile birleştirilecek olan LINK, teleskobu daha güvenli bir yörüngeye taşıyacak.
Uzmanlar, teleskobun onarım veya yakıt ikmali için tasarlanmadığını ve bu operasyonun teknik olarak zorlu olabileceğini belirtiyor. Ancak operasyon başarıyla tamamlanırsa, 2004 yılındaki değerlerine göre 300 milyon dolarlık bir teleskop, düşük maliyetle tekrar tam kapasiteyle çalışır hale getirilmiş olacak.
Bu başarılı operasyon, gelecekte kullanım ömrünü tamamlayan diğer uyduların onarılması, yeniden konumlandırılması veya dönüştürülmesi konusunda yeni bir dönemi başlatabilir.
Reklam & İşbirliği: [email protected]
Yorum Yap