‘Duayen’ gazeteci Nazmi Bilgin zıvanadan çıktı: Şerefsizler! Hainler!..

Çıkardığı “naylon” tabir edilen gazeteler sebebiyle “Naylon Nazmi” olarak da anılan Ankara Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin’in son paylaşımları ile “Şerefsizler… Hainler…” diyerek adeta zıvanadan çıktığı görüldü Çıkardığı “naylon” tabir edilen gazeteler sebebiyle “Naylon Nazmi” lakabı ile anılan ve yaklaşık 30 yıldır Ankara Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı ile Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Kurul Üyeliğini yürüten […]

 ‘Duayen’ gazeteci Nazmi Bilgin zıvanadan çıktı: Şerefsizler! Hainler!..

28.07.2022 - 16:14

Güncelleme : 28.07.2022 - 16:14

Çıkardığı “naylon” tabir edilen gazeteler sebebiyle “Naylon Nazmi” olarak da anılan Ankara Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin’in son paylaşımları ile “Şerefsizler… Hainler…” diyerek adeta zıvanadan çıktığı görüldü

Çıkardığı “naylon” tabir edilen gazeteler sebebiyle “Naylon Nazmi” lakabı ile anılan ve yaklaşık 30 yıldır Ankara Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı ile Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Kurul Üyeliğini yürüten Nazmi Bilgin, sonunda zıvanadan çıktı.

Halen hiçbir yasal düzenlemeye tabi olmadan ve “Basın Yasası”na tabi olmadığı için adeta “illegal” ve “korsan” bir şekilde yayın yapan, ancak ceza davaları da dahil her türlü yasal yaptırımla karşı karşıya kalan, aralarında çeşitli holding yayın kuruluşlarının da bulunduğu yüzlerce internet haber sitesinin “Basın yasası”na tabi olması ve ilgili haklardan yararlanması için hazırlanan yasal düzenlemeye şiddetle karşı çıkan Nazmi Bilgin, Basın İlan Kurumu (BİK) denetimleri ile usülsüz gazetecilik anlayışı da tesbit edilince ne yapacağını ne diyeceğini şaşırdı.

Bir “WhatsApp” grubunda daha önceki paylaşımının, gündeme gelmesi sonucu Bilgin, son paylaşımında, grup arkadaşları için “ailemize içimizde barındırmamız gereken bazı şerefsizler musallat olmuş” diyerek aralarında Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Başkanlar Kurulu üyeleri ile bazı başkanların da bulunduğu gruptakileri “hainlik ve şerefsizlik”le suçladı.

Gruptakilere aşağılamalarda bulunan Nazmi Bilgin, “iktidar ve MHP”yi de işin içine katarak tehditlerde bulunmayı ihmal etmedi.

“Duayen gazeteci” Bilgin, paylaşımında aynen şunları kaydetti;

“Değerli dostlar,

Bu gurubun sorunlarımızı tartıştığımız,  zaman zaman içimizi rahatlattığımız bir aile gurubu olduğunu sanıyordum.

Ama ne yazık ailemize içimizde barındırmamız gereken bazı şerefsizler musallat olmuş.

Burak ki bir paylaşırım aynen MHP ve muhtemelen iktidar yöneticileri ile paylaşılmış.

Bu şahsiyet  yoksunu kişi veya kişiler (başkan demeye dilim varmıyor) cesaret gösterip “ben yaptım” diyemez.

Ama bu kişi veya kişileri siz tesbit ederseniz; işinizden çevrenizden hatta ailenizden uzak tutun.

Her türlü ahlaksızlığı yapabilirler.

Hainlik ve şerefsizlik tedavi edilemez bir hastalıktır.

Sonuna kadar savunduğum paylaşımı İnternet

sitelerine havale eden peçeli başkan; beni yıldıracağını mı zannediyorsun.

Yazık …

Yazık…

Yel kayadan ne

alir…” 

“DİJİTAL BASIN” YA DA “İNTERNET MEDYASI”NA ÖFKENİN SEBEBİ!.. “CUKKA”YI PAYLAŞMAMAK!..

Basılı gazetelerin satışlarının çok düşük seviyelerde kalarak, yerini dijital platformda yayın yapan internet medyasına bırakması ile elinde tuttuğu “naylon” tabir edilen ve satışı yok denecek kadar düşük gazetelerin gelir kaybına uğrayacağı iddiasıyla, hazırlanan yasaya öfke ile karşı çıkan Nazmi Bilgin, peşine taktığı diğer bazı benzerleri ile başından beri çeşitli platformlarda sloganlar atarak tehdit ve aşağılamalarda bulunuyor.

Basılı süreli yayın olarak satışı olmayan “naylon gazeteler”e verilen resmi ilanlar “Basın İlan Kurumu’ndan naylon gazetelere operasyon! GK üyelerine de ayrıcalık yok!” başlığı ile dikGAZETE.com haberi ile de gündeme getirilmişti. 

Dahası, bu gazetelerde yer alan ilanlar, ilgili gazetenin web sitesi üzerinden de aktarılması durumunda ilave bir ilan-reklam gelirine daha kavuşmaktaydı; dolayısı ile bu açıdan bağırıp çağırmanın anlamı da yok!

Durum, web üzerinde gelişmek yerine naylon olarak kalmayı ve pastayı paylaşmak istememenin histerisinden başka bir şey değil.

Bilgin, bu konudaki derdini de; “Bize zaten kısıtlı olan BİK resmi ilanlarının internet gazeteleri ile paylaşılması dayatması getirildi.” diyerek açıkça belli etmişti.

BİK mevzuatı gereğince, bu türden “süreli yayın” organlarında belirli meblağlar karşılığı yayınlanması gereken resmi ilanları paylaşmak istemediğini açıkça beyan eden “Naylon Nazmi” lakaplı eski gazeteci, aynı “whatsApp” grubunda daha önceki paylaşımında ise şu ifadeleri kullanmıştı:

“Değerli dostlarım, Sayın Nuri Kolaylı ve Mustafa Arslan’ın açıklamasını büyük bir övünçle okudum.

Her satırına imza koyarım. ( Bursa ve Konya için söyledikleri doğru ama Ankara da yayınlanan Cemiyetimiz 24 saat gazetemizde bir Anadolu gazetesi) Olay Basın ilan kurumu ve Anadolu basınını imha etmek üzere görevlendirilen kişilerden kaynaklanıyor.

Bir önceki genel kurulda basın ahlak ilkeleri değişikliği ve yönetmeliği yasa diline uydurmak yalanıyla önümüze getirilen yönetim kurulu teklifiyle başladı.

Bize zaten kısıtlı olan BİK resmi ilanlarının internet gazeteleri ile paylaşılması dayatması getirildi.

Bir * ve” ” Veya” Kelimesini bir veya iki gibi değişiklik önergelerimiz bile dikkate alınmadı. Bizden Anadolu basınına ihanet etmemiz istendi. Kabul etmedik. 7 karşı oya karşı geçti. Son çaremiz TBMM de dezenformasyon yasa teklifinde bunu değiştirme çabamız oldu.

Bu konuda TGK ONUR DUYDUPUM bir çaba gösterdi. Alt komisyonda ve Adalet komisyonunda çaba gösterdiler. Adalet komisyonunda ben de konuştum. Ama kulislerde bize hak veren iktidar partisi üyeleri önergelerimizi reddettiler.

Daha sonra TGK nında katıldığı Ankara ulus meydanı Atatürk anıtı önünde çok geniş katılımlı bir eylem yaptık. Parti gruplarında da sorunu dile getirme imkanı doğunca en kıdemli olarak bu konuşmalarda bendenize görev verdiler.

CHP beş dakika süre tanıyınca be İYİ Parti gurubunu Tercih ettim ve 20 dakika konuştum. Konuşmamın hiçbir yerinde BİK’i hedef alan veya eleştiren bir kelime bile yer almadı.

Ayıp ve rezalet bundan sonra başladı. 2 gün sonra pazar günü İstanbuldan iki Konya dan 1 kişi gerevlendirilerek Gazetenin basıldığı matbaya baskın yapıldı ve prova baskısına tutanak tutuldu. Yalnız bize mi ? HAYIR Red oyu verenlerden gazete iktisabı olanlara. Asıl utanmazlık ise bunu BİK sitesinden servis ederek güya gözdağı verip itibar suikastı yapmak.

Kimin naylon kimin atık plastik olduğunu yakında göreceğiz. Şimdiye kadar etik ilkelerim nedeniyle kurum yapısı,yapılan hatalar , kurumun uğratıldığı zararlar konusunda kamu oyunda hiçbir tartışmaya girmedim. ARTIK YETER HODRİ MEYDAN Basın ilan gelirlerini peşkeş çektirmeyeceğim. İnternet için başka kaynak arasınlar.

Kurumda 30 yıldır görev yapıyorum.Hep seçilip gelerek. Bu kurumun kapatılıp görevini Birkaç bilindik reklam şirketine devredilmesi konusundaki hain düşünceye ömrüm boyunca EVET demiyeceğim. Ben hancıyım… hancı… Yolcuların ense traşını hep gördüm. Bana ne yaparlar diye endişelenmeyin… YEL KAYADAN NE KOPARIR…”

İNTERNET HABER SİTELERİ VE SOSYAL MEDYADA GÜNDEM OLDU…

Grup paylaşımları ile destek arayışlarına girişen ve çeşitli başlıklarla gündem olan Bilgin hakkındaki bazı haber başlıkları ise dikGAZETE.com derlemesine göre şöyle;

HABERLER.COM: Bakın şu Nazmi Bilgin’in yaptığına! Emek hırsızı rezil oldu! Yüzbinleri cukkalamış

İnternet medyasını yok sayan ve Basın İlan Kurumu’ndan ilan almasına karşı çıkan Nazmi Bilgin’in başkanlık yaptığı Gazeteciler Cemiyeti bünyesindeki 24 Saat gazetesinin “naylon” yayın yaptığı tespit edildi. 250 adet baskı yaparak her ay Basın İlan Kurumu’ndan yüzbinlerce lirayı cukkalayan emek hırsızı Nazmi Bilgin rezil oldu.

Her fırsatta binlerce kişiye istihdam sağlayan internet medyası için yapılan yasal düzenlemeye şiddetle karşı çıktığını ifade eden, hatta olayı eylem yapma boyutuna kadar taşıyan Nazmi Bilgin’in başkanlık yaptığı Gazeteciler Cemiyeti bünyesindeki 24 Saat gazetesinin “naylon” yayın yaptığı tespit edildi. Bu sayede her ay Basın İlan Kurumu’ndan yüzbinlerce lira ödenek aldığı ortaya çıkan gazetenin ilan yayınlama hakkı durduruldu.

250 gazete bas, yüzbinlerce lira ödenek al

30 yıldır Ankara Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığını ve Basın İlan Kurumu Genel Kurul Üyeliğini yürüten Nazmi Bilgin’in bahsi geçen gazeteyi sadece 250 adet bastırdığı ve baskı işlemini de saat 17.00’dan önce gerçekleştirdiği tespit edildi. Bastığı 250 adet gazete ile her ay Basın İlan Kurumu’ndan yüzbinlerce lira ödenek alan Bilgin, “Baskın esnasında biz orada prova baskısı yapıyorduk” şeklindeki savunmasıyla da kimseyi ikna edemedi.

Whatsapp gruplarında destek arıyor

Yüzbinlerce lira ödenek alınan gazetenin tutulması zorunlu olan defterleri dahi tutmayan Bilgin, şimdilerde Whatsapp gruplarında açıklama yaparak bir taraftan yerle bir olan imajını düzeltmek için çaba sarf ederken bir taraftan da internet medyasında gecesini gündüzüne katan emekçilerin haklarını kazanımlarına engel olmaya çalışmaktadır.

İnternet medyası rant kurbanı ediliyor

Gelişen teknoloji çağında Türk medyasının dünya basınıyla yarışması konusunda önemli bir misyon üstlenen internet medyasının ve internet medyasında çalışan emekçilerin haklarının rant kurbanı edilmesi vicdanları yaralamaktadır.

Her fırsatta gazetecilerin haklarını savunduğunu ifade eden ve bu konuda mangalda kül bırakmayan Nazmi Bilgin’e soruyoruz;

– Bir geleneksel medya çalışanı ile aynı eğitimi görüp gecesini gündüzüne katan internet medyası çalışanlarının haklarının verilmemesi bir hak kaybı değil midir?

– Dünya bilgi çağını yaşarken en yüksek trajı 50 bini dahi geçmeyen gazeteler ile bu bilgi çağında yarışabileceğinizi düşünüyor musunuz?

– Gazeteciler Cemiyeti’ne ait 24 Saat gazetesi ile yüzbinlerce liralık destek alırken onlarca yazılımcı ve gazeteci çalıştıran internet medyasının bu desteklerden mahrum kalması hakkaniyetli midir?

– Dünyanın bilgi akışına yön veren sosyal medya ve internet medyası mecralarını desteklemeniz gerekirken böyle bir rant savaşı içine girmek gazetecilik meslek etiği ile bağdaşır mı?

ÖNCÜ ŞEHİR: ‘Basın özgürlüğü için’ demişlerdi gerekçe havuzdaki gelir çıktı

Yaklaşık 30 yıldır Ankara Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı ve Basın İlan Kurumu Genel Kurul Üyeliği yapan Nazmi Bilgin’in medyaya yansıyan sözleri şok etkisi yarattı.

Mecliste görüşülürken ‘sosyal medya ve internet medyası düzenlemesine karşı adeta savaş açan Cemiyet Başkanları arasında başı çeken Bilgin, o konuşmasında “Bize zaten kısıtlı olan BİK resmi ilanlarının internet gazeteleri ile paylaşılması dayatması getirildi”. “Bizden Anadolu basınına ihanet etmemiz istendi. Kabul etmedik. 7 karşı oya karşı geçti. Son çaremiz TBMM de dezenformasyon yasa teklifinde bunu değiştirme çabamız oldu” şeklindeki sözleri; verdikleri mücadele basın ve ifade özgürlüğü için değil, basılı gazetelerin gelir havuzu içinmiş yorumlarına yol açtı.

Yıllardır Basın İlan Kurumu üzerinden her ay önemli oranda devlet desteği alan bazı yerel gazetelerin, aslında koşulları karşılamadığı, yasal rakamın çok altında gazete bastıkları, kadrolarında gösterdikleri bir çok kişiyi aslında çalıştırmadıkları ve devletten haksız kazanç elde ettikleri, Basın İlan Kurumu’nun geçtiğimiz günlerde yaptığı şok baskınlarla ortaya çıkmıştı. Bunun üzerine bu yolla yıllardır devletten haksız kazanç elde eden gazetelere büyük cezalar kesilmiş hatta bazı gazetelerin Basın İlan hakları askıya alınmıştı. Kamuoyunu şaşırtan olay ise bu şekilde devletten haksız kazanç elde edenler arasında Basın İlan Kurumu Genel Kurul Üyeliği yapan, kamuoyunun yakında tanıdığı isimlerin de bulunmasıydı. 

İNTERNET GAZETELERİNDE ÇALIŞANLAR GAZETECİ DEĞİL Mİ?

Bilgin’in medyaya yansıyan sözlerine internet gazetelerinde çalışan basın mensupları büyük tepki gösterdi. İnternet gazetesi çalışanları, “Basılı yerel gazetelerde çalışanlar gazeteci de biz değil miyiz? Zaten 15 yıldır haklarımızdan yararlanamıyoruz. Bizlere yasal statü sağlayacak, gazetecilik haklarımızı bize teslim edecek yasal düzenlemeye, basılı gazetelerin temsilcileri olan cemiyet başkanları basın özgürlüğü kaygısından değil, yıllardır kendilerinin kullandığı Basın İlan Kurumu ilan havuzundan internet gazetelerinin de yararlanacak olması kaygısından karşı çıkmışlar. Anlaşılan bir kaşık suda fırtına koparanların derdi basın ve ifade özgürlüğü değilmiş. ‘Basın ve ifade özgürlüğü’ söylemleriyle kamuoyu oluşturup esas hedefleri olan internet gazetelerini ve gazetecilerini, haklarından tekrar yoksun bırakmak ve kendi ekonomik düzenlerini sürdürmekmiş” dediler. 

“İNTERNET İÇİN BAŞKA KAYNAK ARASINLAR”

Gazetesi tespit edilen usulsüzlükler üzerine Basın İlan’dan düşürülene kadar susmayı tercih eden Bilgin, sözlerinin devamında Basın İlan Kurumu’na meydan okudu ve bildiklerini açıklamakla tehdit etti.

Bilgin, “Şimdiye kadar etik ilkelerim nedeniyle kurum yapısı, yapılan hatalar, kurumun uğratıldığı zararlar konusunda kamu oyunda hiçbir tartışmaya girmedim. ARTIK YETER HODRİ MEYDAN Basın ilan gelirlerini peşkeş çektirmeyeceğim. İnternet için başka kaynak arasınlar. Kurumda 30 yıldır görev yapıyorum. Hep seçilip gelerek. Bu kurumun kapatılıp görevini Birkaç bilindik reklam şirketine devredilmesi konusundaki hain düşünceye ömrüm boyunca EVET demiyeceğim. Ben hancıyım… hancı… Yolcuların ense traşını hep gördüm. Bana ne yaparlar diye endişelenmeyin… YEL KAYADAN NE KOPARIR…” diyerek, esas niyetlerinin internet medyasının yok sayılması olduğunu da itiraf ediyor.

TÜRKGÜN: BİK usülsüzlüğe “Dur” dedi; Nazmi Bilgin Whatsapp’tan kendini savundu

Nazmi Bilgin’in 24 Saat gazetesinin “naylon” yayın yaptığı tespit edilmesi üzerine Basın İlan Kurumu, haksız kazanç elde eden gazetenin ilan yayınlama hakkını durdurdu.

Denetimlerle ilgili hazırlanan raporda, 30 yıldır Ankara Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığını ve Basın İlan Kurumu Genel Kurul Üyeliğini yürüten Nazmi Bilgin’in gazetesi 24 Saat’in sadece 250 adet basıldığı, baskı işleminin saat 17.00’dan önce gerçekleştirildiği, prova baskısı savunmasının yersiz olduğu çünkü bağlanarak balya haline getirilmiş gazetelerin üzerine bayi etiketinin yapıştırıldığının tespit edildiği belirtildi. Gazetenin, tutulması zorunlu olan defterleri tutmadığı ve kadrosunda çalışıyor gösterilen fikir işçilerinin aslında görev yapmadığı kaydedildi.

MİLAT: Naylon Nazmi Whatsapp’a kadar düştü

Nazmi Bilgin’in 24 Saat gazetesinin naylon yayın yaptığı tespit edildi. Bunun üzerine Whatsapp gruplarında açıklamalarda bulunan Bilgin için “Whatsapp’a kadar düştü.” yorumları yapıldı.

Nazmi Bilgin’in 24 Saat gazetesinin “naylon” yayın yaptığı tespit edilmesi üzerine Basın İlan Kurumu, haksız kazanç elde eden gazetenin ilan yayınlama hakkını durdurdu.

Nazmi Bilgin’den cemiyet başkanlarına ağır hakaretler

Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Başkanlar Kurulu üyelerinin kayıtlı olduğu whatsapp grubunda yaptığı açıklamaların basına sızması üzerine adeta çıldıran Ankara Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, gruptaki adını vermediği bazı başkanları hainlikle ve şerefsizlikle suçladı. Bilgin, ağır hakaret içeren sözleri ile TGK Başkanlar Kurulu üyelerinin tümünü töhmet altında bıraktı.

Ankara Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, gazeteci cemiyetleri başkanlarının bulunduğu whatsapp grubundaki açıklamalarının, basına sızması üzerine cemiyet başkanları arasında adeta cadı avı başlattı. Adını vermediği bazı cemiyet başkanları için ‘hain’, ‘şerefsiz’ gibi ağır ithamlarda bulunan Bilgin’in bu açıklamaları, hem herkesi töhmet altında bıraktı hem de grup üyeleri arasında adeta cadı avı başlattı.

İYİ PARTİ GRUBUNDA SLOGANLARLA KONUŞMUŞTU!..

Bu arada, geçtiğimz ay TBMM’de İyi Parti Grup Toplantısında Genel Başkan Meral Akşener’in “Duayen gazeteci” diye takdim ederek kürsüye davet ederek konuşma fırsatı verdiği Nazmi Bilgin, konuşmasında ne bir çözüm önerisi getirdi ne de derdinin tam olarak ne olduğunu anlatamadı.

Yaklaşık 20 dakika süren konuşmasında, sık sık attığı sloganlarla alkış alan Bilgin, ne yasaya karşı çıkmasının sebebini söyledi ne de bir çözüm önerisinde bulundu.

Kürsüden; “Haddini bilmez kişiler… Bu yasa çıkarsa… İstibdat… Sansür… Dikta… Mevlana… Atatürk… Nitzche… Erzurum… Milli Mücadele… Basın özgürlüğü… Suç oluşturuluyor… Atatürk inkılapları… Muhalefet korkuyor… İktidar… Hainler… Andımız… Zulüm.. İşkence…” vs. kelimelerle doldurduğu sloganlarla konuşan, neden o kürsüde olduğu ve ne anlattığı da tam olarak anlaşılamayan Bilgin, daha sonra sustu; ta ki sahibi olduğu gazetenin yapılan denetimler sonucu haksız kazanç elde ettiği tesbit edilerek ilanlarının durdurulmasına kadar.

.

-Not; ilgili paylaşımlardaki imla ve yazım yanlışları, “duayen gazeteci”ye aittir-

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın