Küresel piyasalar, ABD-Çin ticaret müzakereleri, jeopolitik gelişmeler ve yoğun veri akışıyla dalgalanırken, enflasyon ve faiz beklentileri piyasalarda etkili oldu.
Küresel piyasalar, ABD-Çin ticaret müzakereleri, jeopolitik riskler ve yoğunlaşan ekonomik veri akışı ile dalgalı bir seyir izledi. New York’ta düzenlenen BM 81. Genel Kurulu’nda liderler arasındaki diplomatik temaslar, jeopolitik risklerin azalması beklentisiyle pay piyasalarında risk iştahını artırdı. ABD ve İranlı müzakerecilerin olası bir anlaşmayı değerlendirmesi ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in ABD’ye ziyareti sırasında verilen yapıcı mesajlar, piyasalardaki stresi azalttı.
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da ağırladığı Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmesinin ardından “Her iki ülke için de son derece olumlu olan harika ilerlemeler kaydettik” açıklamasını yaptı. Şi Cinping ise iki ülkenin “yeni bir ticaret düzenlemesinde anlaştıklarını” bildirdi. İki ülke arasındaki ticaret ateşkesi niteliğindeki Busan mutabakatı, 10 Ocak’a kadar uzatıldı.
ABD’de ekonomik aktivitenin ısınmaya devam ettiğine işaret eden veriler, enflasyonist baskıların yoğunlaşabileceği ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) şahin adımlarını sürdürebileceği endişelerini güçlendirdi. Analistler, güçlü ekonomik aktiviteye yüksek petrol fiyatlarının eşlik etmesinin Fed’in para politikasında daha şahin bir duruşa yönelmesine neden olabileceğini belirtiyor. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in gelecek ay politika faizini 25 baz puan artırma ihtimali yüzde 70’e yükseldi.
Jeopolitik gelişmelere bağlı olarak hareket eden petrol fiyatları da hafta boyunca enflasyon risklerini besleyerek tahvil piyasalarını etkiledi. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi 2007’den, 30 yıllık tahvil faizi ise 2004’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü. Önümüzdeki hafta açıklanacak büyüme, tarım dışı istihdam ve kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi verileri, enflasyonun seyri ve ekonomik aktivitenin durumu hakkında daha net sinyaller verecek.
Yapay zekaya yönelik iyimserlik de piyasalardaki pozitif seyri destekledi. Microsoft’un Copilot uygulamasında yeni özellikleri kullanıma sunması ve Akamai Technologies’in yapay zeka şirketi Anthropic ile anlaşması bu alandaki gelişmeleri gösteriyor.
Bu gelişmelerle, ABD’nin 10 yıllık tahvil getirisi hafta içinde yüzde 5,23’e yükselerek son 19 yılın en yüksek seviyesini test ettikten sonra haftayı yüzde 5,17’de tamamladı. 30 yıllık tahvil getirisi ise 2004’ten bu yana en yüksek seviyesini görerek yüzde 5,53’e çıktı. Faizlerin yüksek kalacağı beklentileriyle dolar, diğer para birimleri karşısında güçlenerek dolar endeksi yüzde 0,7 artışla 100,9 seviyesinde haftayı kapattı. Altının ons fiyatı ise yüzde 2,1 değer kaybıyla 4 bin 285 dolarda, Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 0,6 artışla 104,5 dolar seviyelerinde işlem gördü.
ABD pay piyasaları haftayı pozitif tamamladı. S&P 500 endeksi yüzde 1,21, Nasdaq endeksi yüzde 2,06 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,28 yükseldi. Makroekonomik veriler arasında cari işlemler açığı yüzde 15,7 artarak 246 milyar dolara yükselirken, imalat sanayi PMI eylülde 57, hizmet sektörü PMI ise 58,7 ile son yılların en yüksek seviyelerine ulaştı. İlk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı 197 bine gerileyerek beklentilerin altında kaldı.
Avrupa’da enerji arzına ilişkin risklere rağmen teknoloji hisselerine yönelik iyimserlik piyasaları destekledi. Ancak enerji maliyetlerinin körüklediği enflasyon korkuları ve merkez bankalarına yönelik sıkılaşma beklentileri arttı. Gelecek hafta açıklanacak enflasyon verileri ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın konuşmaları yakından takip edilecek. ABD’nin dizel ihracatını kısıtlama potansiyeli, Avrupa ekonomileri için ek risk unsuru olarak görülüyor.
Avro Bölgesi’nde özel sektör faaliyetleri eylülde hızlanırken, bileşik Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 53,1 ile son 41 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Bu durum, bölgede enflasyonist baskıların sürebileceğine dair endişeleri artırdı ve ECB’nin yıl sonuna kadar bir faiz artışı yapabileceği beklentileri şekillendi. Rusya’daki petrol rafinerilerine yönelik İHA saldırıları ve AB’nin Ukrayna’ya ek finansal destek kararı da bölgedeki gelişmeleri etkiledi. Haftalık bazda İngiltere FTSE 100, Almanya DAX, Fransa CAC 40 ve İtalya MIB 30 endeksleri yükseldi.
Asya’da tatiller nedeniyle işlem hacminin azaldığı haftada, Çin Devlet Başkanı Şi’nin ABD ziyareti ve Trump ile görüşmeleri piyasaların yönünü belirledi. İki liderin yapıcı mesajları ve ticaret ateşkesinin uzatılması olumlu karşılansa da, nadir toprak elementleri gibi kritik konularda belirgin bir ilerleme kaydedilmemesi riskleri sürdürdü. Dolar/yen paritesi, Japon yönetiminin müdahale beklentilerine rağmen haftalık bazda yüzde 0,3 artışla 157,8’e yükseldi. Japonya’da imalat ve hizmet sektörü PMI verileri önceki aya göre azaldı. Haftalık bazda Güney Kore Kospi ve Japonya Nikkei 225 yükselirken, Hong Kong Hang Seng ve Çin Şanghay bileşik endeksleri düştü.
Yurt içinde Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 2,90 düşüşle 12.899,35 puandan kapandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fon soruşturmalarına ilişkin kapsamlı bir soruşturma başlatıldığını ve sorumluluğu olanların hukuk önünde hesap vereceğini belirtti. Erdoğan, BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin korunması gerektiğini vurgulayarak, Ege ve Doğu Akdeniz’deki meselelerin iyi komşuluk ilişkileriyle çözülmesini arzu ettiklerini dile getirdi. Türkiye’nin çatışmalar ortasında istikrar adası olmayı sürdürdüğünü ve Avrupa’nın güvenliğinde önemli roller üstlendiğini ifade etti.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, New York’ta düzenlenen Türkiye Yatırım Konferansı’nda yaptığı sunumda, verilerin zorlu arz koşullarına rağmen dezenflasyon sürecinin devam ettiğine işaret ettiğini söyledi. Dolar/TL kuru ise haftayı önceki haftalık kapanışın yüzde 0,4 üzerinde 48,9540’tan tamamladı. Gelecek hafta yurt içinde ekonomik güven endeksi, işsizlik oranı, dış ticaret dengesi ve imalat sanayi PMI verileri takip edilecek.
Reklam & İşbirliği: [email protected]
Yorum Yap